|
HERAKLEITOS
Bilgi bakimindan, empirik ya da duyusal bilgiye hiç deger vermeyen Herakleitos, gözlerin ve kulaklarin kötü taniklar oldugunu öne sürerek, rasyonalizmin savunuculugunu yapmistir. Çok sey bilmeye, ansiklopedik bir bilgiye karsi çikan filozof, çok sey bilmenin akilli olmayi ögretmedigini söylemistir. Siyasi alanda, demokrasi karsiti egilimlerini, çogunluk genis halk yiginlarina karsi duydugu nefretle birlestiren ve 'bir kisinin, yetkin biriyse eger, kendisi için, on bin kisiden daha degerli oldugunu' söyleyen Herakleitos'un metafiziginin en önemli tezi, hiç kusku yok ki, çatisma ve savasin herseyin babasi oldugu düsüncesidir. Ona göre, karsitlarin savasi, varlik ya da olusun tek ve en önemli kosuludur. Zira bu savas olmasaydi, hiçbir sey varolmayacakti. Bundan dolayi, varliklarin dogus ya da varliga gelisi, birbirlerine karsit olan ve dolayisiyla birbirlerini varlikta tutan karsitlarin çatismasina baglidir. Onun varlik ögretisinin ikinci tezi ise, herseyin birligini ortaya koyar. Birlik, tipki Iyonyali düsünürlerde oldugu gibi, evrenin ilk maddesinden, evrendeki herseyin kendisinden dogdugu maddi tözden meydana gelir. Bu birligi ateste bulan Herakleitos'a göre, ates, örnegin yogunlastigi zaman, nemli hale gelir ve basinç altinda suya dönüsür. Su dondugu zaman ise, toprak olup çikar. Onun ilk madde olarak atesi seçmesi, daha çok ondaki olusu, degisme ve birlikten çokluga geçis sürecini en iyi, yakarak ve yikarak yasayan ates ifade ettigi için önem tasir. Herakleitos birligin oldugu kadar, çoklugun da hakkini veren bir filozoftur. Baska bir deyisle, o monist bir filozof oldugu kadar, ayni zamanda bir çokluk filozofudur. Onun çokluk filozofu olmasini mümkün kilan sey ise, olusu ön plana çikartmis olmasidir. Herakleitos'a göre, çokluk ya da karsitlar olmaksizin, varlik ya da olus olamaz. O, bir yandan da çoklugun birlige dayandigini söylemistir. Bundan dolayi, çokluk olmadan birlik, birlik olmadan da çokluk olamaz. Evren, ayni zamanda hem bir ve hem de çoktur; bu da, olusla ifade edilir. Herakleitos, birlikten çokluga geçis ve olus sürecini, atesle ve dolayisiyla akis düsüncesiyle ifade etmistir. Bu onun varlik görüsünün üçüncü temel tezini meydana getirmektedir. Seylerin sürekli akisi, herseyin akmakta olusu, evrenle ilgili en önemli dogrudur. Ona göre, evrende kalicilik ve duraganlik yoktur; hersey degismekte, yakarak, yikarak yasamaktadir. Herakleitos kendisinden önceki filozoflarin bosu bosuna evrende kalicilik ve süreklilik aradiklarini, oysa evrende kalicilik bulunmayip, mutlak bir degismenin söz konusu oldugunu öne sürmüstür. Nehir akip gittigi için, o ayni nehre iki kez giremeyecegimizi belirtir. Evrende hiçbir nesne, nesnelerin hiçbir özelligi yoktur ki, degismeden ayni kalsin. Hersey bir baska seyin yikimi ve ölümü sayesinde varliga gelmekte ve daha sonra yok olup gitmektedir. Evrendeki tüm ögeler arasinda sürekli bir çatisma ve savas hali vardir ve degismeyen tek sey, bu degisme halinin sonucu olan kozmik denge durumudur.
Ioania filozoflarindan dördüncüsü. Ephesos’ta (Efes) dogup yetismistir. Asagi yukari M.Ö. 540-480 yillari arasinda yasadigi hesaplandigina göre, Herakleitos, Milet’li filozoflardan daha genç, Ephesos’un aristokrat bir ailesinden. Yapiti çok güç anlasilir, karanlik bir üslup ile, özdeyisler biçiminde yaziliymis. Onun için ilk çagda ona “karanlik Herakleitos” denmistir.Yurdunun politik sosyal gelismesinin begenmeyip köseye çekilen, bu yalnizligi içinde varliklarin özünü kavramaya çalisan Herakleitos, yigini hor görür. Ona göre yigin anlayissizdir, her seyin dis yönüne takilip kalir, bos inançlar içinde yuvarlanip gider. Ona göre evrenin temel maddesi ates’tir. Ates, bütün varolanlarin ilk gerçek temelidir, bütün karsitlarin birligidir, içinde bütün karsitlarin eridigi birliktir. Herakleitos sunu belirtmekten usanmaz: Evren boyuna akan bir süreçtir, basi sonu olan bir degismedir, hiç durmayan,bu degisme içinde kalan, sürüp giden hiçbir sey yoktur. “Panta rei” her sey akar: Bu onun ana görüsü. Iste atesin ilk madde (arkhe) oldugu düsüncesine de Herakleitos buradan variyor. Örnegin, bir tahtayi yakip kemiren alevin yakindan bakildikta, boyuna ilerleyen bir süreç oldugu görülür; alev, tahtayi boyuna yakip kemirir, onu boyuna duman ve buguya çevirir. Evren de böyle tükenmez canli bir atestir, sürekli bir yanma sürecidir. Daha dogrusu, dönümlü(periyodik) bir süreçtir bu. Bunda sürekli olarak, bir “yokus yukari” çikaran,bir de “yokus asagi” indiren yol vardir. Evren atesten meydana gelmistir ve burada olup bitenlerin sonundaki “büyük yil”da yeninden ates tarafindan kemirilecektir –yeninden dogmak için. Bu, böylece, dönüsümlü olarak, hiç tükenmeden sürüp gider. Bu sürekli olus içinde durucu, kalici bir sey buldugumuzu sanirsak, Herakleitos’a göre, bu, bir yanilmadir, bir aldanmadir. “Ayni irmakta iki kez yikanamayiz. Ikinci kez girdigimizde bu irmak büsbütün baska bir irmaktir artik. Bu arada, akip giden sular onu baska bir irmak yapmislardir.” Karsimizda, “ayni sey”in bulundugunu sandigimiz her yerde durum böyledir. Kalici seyler varmis sanisina kapilmamiz,degismenin kuralsiz degil de, belli bir düzene, belli bir ölçü ve yasaya göre olmasi yüzündendir. Bu ölçüye, bu yasaya, Herakleitos “logos” diyor. Evrende egemen olan yasadir, düzen ve akildir (logos). |