|
XXVII-DEPREM
DEPREMLE YASAMAYI ÖGRENMEK
Anadolu, bin yillardir depremlerle sallaniyor. Iç
Anadolu'da gördügümüz yüzlerce yerlesim yigintisi "Höyük", güneydeki denize
inmis batik kentler hep bu doga olayinin sonucu.
"Ben depremin ne zaman olacagini biliyorum" diyenlere inanip en ufak sarsintida kendimizi camdan atmak yerine, ilk titremeyi
hissettigimizde daha önceden karar verdigimiz eylem planini uygulamak yasamimizi
kurtarabilir.
Unutmayin. Insanlari öldüren
deprem degil, kötü yapilmis binalardir. O yüzden standartlara uygun,
yönetmeliklerde belirlenmis 9 R üzeri siddete bile dayanikli bir binada
oturuyorsaniz, belki de yapmaniz gereken tek sey kafaniza düsebilecek objelerden
korunmaktir.
Bu yazida, depremden korunma ile
ilgili verilen bilgiler, Adana ve Marmara depremleri öncesi, tatbikat amaciyla
yiktirilan binalarda nerelerin güvenli oldugunu gösteren manken denekleri ve
gene söz konusu depremlerle Yunanistan ve Tayvan depremlerinde sag kurtulan,
kurtarilan insanlarin bulunduklari pozisyonlardan derlenmistir. Nasil ki, birey
ve kurum bazinda yasamimizin büyük bölümünü geçirdigimiz ev ve is yerlerimizde
yangina karsi eylem planimiz varsa veya olmaliysa, depreme karsi da olmalidir.
Sonuç olarak depremle yasamayi
ögrenmeliyiz. Insanlari öldüren deprem degil, insanlarin yaptigi binalar ve
alinabilecek tedbirleri önceden almamalaridir.
DEPREM NEDIR ?
Yerkabugu içindeki kirilmalar
nedeniyle ani olarak ortaya çikan titresimlerin dalgalar halinde yayilarak
geçtikleri ortamlari ve yeryüzeyini sarsma olayina "DEPREM" denir.
Deprem, insanin hareketsiz kabul ettigi ve güvenle ayagini
bastigi topragin da oynayacagini ve üzerinde bulunan tüm yapilarinda hasar
görüp, can kaybina ugrayacak sekilde yikilabileceklerini gösteren bir doga
olayidir.
Depremin nasil olustugunu,
deprem dalgalarinin yeryuvari içinde ne sekilde yayildiklarini, ölçü aletleri ve
yöntemlerini, kayitlarin degerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diger konulari
inceleyen bilim dalina "SISMOLOJI" denir.
DEPREM TÜRLERI
TEKTONiK DEPREMLER:
Yukarida anlatilan levhalarin
hareketi sonucu olan depremler genellikle "TEKTONIK" depremler olarak
nitelenir ve bu depremler çogunlukla levhalar sinirlarinda olusurlar.Yeryüzünde
olan depremlerin %90'i bu gruba girer. Türkiye'de olan depremler de büyük
çogunlukla tektonik depremlerdir.
VOLKANiK DEPREMLER:
Ikinci tip depremler "VOLKANIK"
depremlerdir. Bunlar volkanlarin püskürmesi sonucu olusurlar.Yerin
derinliklerinde ergimis maddenin yeryüzüne çikisi sirasindaki fiziksel ve
kimyasal olaylar sonucunda olusan gazlarin yapmis olduklari patlamalarla bu tür
depremlerin meydana geldigi bilinmektedir. Bunlar da yanardaglarla ilgili
olduklarindan yereldirler ve önemli zarara neden olmazlar. Japonya ve Italya'da
olusan depremlerin bir kismi bu gruba girmektedir. Türkiye'de aktif yanardag
olmadigi için bu tip depremler olmamaktadir.
ÇÖKÜNTÜ DEPREMLER:
Bunlar yer altindaki bosluklarin
(magara), kömür ocaklarinda galerilerin, tuz ve jipsli arazilerde erime sonucu
olusan bosluklari tavan blokunun çökmesi ile olusurlar. Hissedilme alanlari
yerel olup enerjileri azdir fazla zarar getirmezler. Büyük heyelanlar ve gökten
düsen meteorlarin da küçük sarsintilara neden oldugu bilinmektedir.
TSUNAMI
Odagi deniz dibinde olan Derin
Deniz Depremlerinden sonra, denizlerde kiyilara kadar olusan ve bazen kiyilarda
büyük hasarlara neden olan dalgalar olusur ki bunlara (Tsunami) denir. Deniz
depremlerinin çok görüldügü Japonya'da Tsunami'den 1896 yilinda 30.000 kisi
ölmüstür.
Tsuamiler deprem türü olarak sayilamaz . Tsunaminin bu grub
içinde olmasi hiç bir gruba girmemesindendir.
DEPREM PARAMETRELERi ve TANIMLARI:
Herhangi bir deprem olustugunda,
bu depremin tariflenmesi ve anlasilabilmesi için "DEPREM PARAMETRELERI" olarak
tanimlanan bazi kavramlardan söz edilmektedir. Asagida kisaca bu
parametrelerin açiklamasi yapilacaktir.
ODAK NOKTASI (HiPOSANTR)
Odak noktasi yerin içinde
depremin enerjisinin ortaya çiktigi noktadir.Bu noktaya odak noktasi veya iç
merkez de denir.Gerçekte , enerjinin ortaya çiktigi bir nokta olmayip bir
alandir.
DIS MERKEZ (EPiSANTR)
Odak noktasina en yakin olan yer
üzerindeki noktadir. Burasi ayni zamanda depremin en çok hasar yaptigi veya en
kuvvetli olarak hissedildigi noktadir. Aslinda bu, bir noktadan çok bir alandir.
ODAK DERINLIGI
Depremde enerjinin açiga çiktigi
noktanin yeryüzünden en kisa uzakligi, depremin odak derinligi olarak
adlandirilir. Tek tonik Depremler odak derinliklerine göre siniflandirilabilir.
Yerin 0-60 km.derinliginde olan depremler sig deprem olarak nitelenir.Yerin
70-300 km.derinliklerinde olan depremler orta derinlikte olan depremlerdir.
Türkiye'de olan depremler genellikle sig depremlerdir. Sig depremler dar bir
alanda hissedilirken bu alan içinde çok büyük hasar yapabilirler.
SIDDET
Herhangi bir derinlikte olan
depremin, yeryüzünde hissedildigi bir noktadaki etkisinin ölçüsü olarak
tanimlanmaktadir. Depremin yer yüzeyindeki etkileri depremin siddeti olarak
tanimlanir. Siddetin ölçüsü, insanlarin deprem sirasinda uykudan uyanmalari,
mobilyalarin hareket etmesi, bacalarin yikilmasi ve toplam hasar gibi çesitli
kistaslar göz önüne alinarak yapilir. Siddeti tanimlamak için birçok ölçek
gelistirilmistir. Bunlardan en yaygin olarak kullanilani Degistirilmis Mercalli
Siddet Ölçegi'dir. (Modified Mercalli -MM- Intensity Scale). Bu ölçek, Romen
rakamlari ile belirlenen 12 düzeyden olusur. Hiçbir matematiksel temeli olmayip,
bütünü ile gözlemsel bilgilere dayanir. Önceden hazirlanmis olan bu cetveller,
her siddet derecesindeki depremlerin insanlar, yapilar ve arazi üzerinde meydana
getirecegi etkileri belirlemektedir. Siddeti V ve daha küçük olan depremler
genellikle yapilarda hasar meydana getirmezler. VI-XII arasindaki siddetler ise,
depremlerin yapilarda meydana getirdigi hasar ve arazide olusturdugu kirilma,
yarilma, heyelan gibi bulgulara dayanilarak degerlendirilmektedir.
MAGNITÜD
Deprem sirasinda açiga çikan
enerjinin bir ölçüsü olarak tanimlanmaktadir. Enerjinin dogrudan dogruya
ölçülmesi olanagi olmadigindan, Amerika Birlesik Devletleri'nden Prof.C.Richter
tarafindan 1930 yillarinda bulunan bir yöntemle depremlerin aletsel bir ölçüsü
olan "Magnitüd" tanimlanmistir. Prof .Richter, episantrdan 100 km. uzaklikta ve
sert zemine yerlestirilmis özel bir sismografla (2800 büyütmeli, özel periyodu
0.8 saniye ve %80 sönümü olan bir Wood-Anderson torsiyon Sismografi ile)
kaydedilmis zemin hareketinin mikron cinsinden (1 mikron 1/1000 mm) ölçülen
maksimum genliginin 10 tabanina göre logaritmasini bir depremin "magnitüdü"
olarak tanimlamistir. Ölçek, bir birimlik magnitüt artisi, depremin boyutlarinda
10 kati bir artisa karsilik gelecek biçimde düzenlenmistir. Örnegin, Richter
Ölçegi'ne göre magnitüdü 8 olan bir deprem, magnitüdü 4 olan bir depremden 10
bin kez daha büyüktür. Bugüne dek olan depremler istatistik olarak
incelendiginde kaydedilen en büyük magnitüd degerinin 8.9 oldugu
görülmektedir(31 Ocak 1906 Colombiya-Ekvator ve 2Mart 1933 Sanriku-Japonya
depremleri).
Depremlerin siddet ve
magnitüdleri arasindaki bagintilardan dönüsümleri asagidaki gibi verilebilir.
Siddet IV V VI VII VIII IX X XI XII
Richter MG 4 4,5 5,1 5,6 6,2 6,6 7,3 7,8 8,4
ARTÇI DEPREM (Aftershock) NEDİR?
Ana depremi izleyen daha küçük sarsıntılar dizisidir.
ARTÇI DEPREMLER (Aftershocklar) NE KADAR SÜRE İLE DEVAM EDER?
Belli bir süresi yoktur. 1 ay da olabilir 2 yıl da.
DEPREMİN SÜRESİ NE KADARDIR?
Bir-iki saniyeden iki-üç dakikaya kadar sürebilir.
DEPREMLER ÖNCEDEN BELİRLENEBİLİR Mİ?
Var olan koşullarda depremin önceden belirlenmesi
olanaksızdır.
FAY NEDİR?
Yerkabuğunu oluşturan kayaçların
bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan iki parçanın birbirine göre göreceli
olarak yer değiştirmesidir.
KUZEY ANADOLU FAY HATTI NEDIR?
Doguda Karliova ile batida
Mudurnu vadisi arasinda dogu-bati dogrultusunda bir yay gibi uzanir. Dünyanin en
aktif ve en önemli kirik hatlari arasinda yer alan Kuzey Anadolu fay zonunun
uzunlugu yaklasik 1200 km.'dir. Genisligi ise 100 m ile 10 km arasinda degisir.
DEPREM OLAN HER YERDE FAY VAR MIDIR?
Eğer yoksa bile yeni bir tane oluşmuştur.
DEPREM NERELERDE OLUSUR?
Deprem herhangi bir yerde ve
herhangi bir zamanda olusabilir. Genel olarak depremlerin kabugu olusturan
levhalarin sinirlarinda olustugu söylenebilir. Dünyanin çesitli yerlerinde
benzer nitelikte depremlerin tekrarlandigi gözlenmistir ve buralari hep levha
sinirlarindadir. Depremlerin yogun olarak gözlendigi bölgeler yeryüzünde üç ana
kusak olusturur.
1.KUSAK (Pasifik Deprem Kusagi): Sili'den kuzeye
dogru Güney Amerika kiyilari, Orta Amerika, Meksika, ABD'nin bati kiyilari ve
Alaska'nin güneyinden Aleutian Adalari, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney
Pasifik Adalari ve Yeni Zelanda'yi içine alan en büyük deprem kusagidir.
Yeryüzündeki büyük depremlerin yüzde 81'i bu kusak üzerinde gerçeklesir.
2.KUSAK (Alpine): Endonezya'dan (Java-Sumatra)
baslayip Himalayalar ve Akdeniz üzerinden Atlantik Okyanusu'na ulasan kusaktir.
Yeryüzündeki büyük depremlerin yüzde 17'si bu kusakta olusur.
3.KUSAK (Atlantik): Bu kusak, Atlantik Okyanusu
ortasinda yer alan levha siniri (Atlantik Okyanus Sirti) boyunca uzanir.
DÜNYADA KAYDEDİLEN EN BÜYÜK DEPREM:
1900'den bu yana kaydedilen en
büyük deprem, 22 Mayıs 1960'ta Şili'de olmuştur. (magnitude 9.5 Mw)
TÜRKIYE'DE KAYDEDILEN EN BÜYÜK DEPREM:
Aletsel dönemde ülkemizde
kaydedilen en büyük deprem 26 Aralik 1939'da Erzincan'da olmustur. Geceyarisi
olan depremde yaklasik 33.000 kisi ölmüstür.
DEPREM TEDBIRLERI
DEPREMDEN ÖNCE:
PLANLAYIN
-
Yasadiginiz / Bulundugunuz mekani inceleyin.
-
Korunma için bulunacaginiz yeri ve muhtemel kaçis
yolunu belirleyin.
-
Eger bulundugunuz noktadan kendinizi 10-15 saniye
içinde bina disina çikartacak ve güvenli bir açik alana ulastiracak
pozisyonunuz varsa, bu yolu saptayin. (Bu yöntem sadece giris alti, giris ve
1. katta olanlar için geçerlidir.)
-
Deprem sirasinda ilk 10-15 saniye binayi terkedebilmek
açisindan çok önemlidir.
-
Daha önce yasanan depremlerden elde edilen istitastiki
verilere göre, binalarda yikima yol açan unsur, hissettiginiz ilk sarsinti
degil, binanin rezonansa girmesidir.
-
Bu da size anilan süreyi kazandirmaktadir.
-
Bu süre içinde kaçma eylemini gerçeklestirebilecek bir
yöntem buldugunuz takdirde, tatbik ederek zamani saptayin.
-
Böylelikle hem kesin kaçis sürenizi ögrenebilir, hem
bu süreyi daha da kisaltacak yöntemler gelistirebilirsiniz.
UNUTMAYIN
Kisisel kaçis zamani ile,
birilerine yardim ederek (esiniz, çocugunuz, is arkadasiniz ya da bir sakat)
kaybedeceginiz zaman çok farklidir. Farkli senaryolar gelistirmenizde ve süre
tutarak denemenizde yarar vardir.
Kapi veya cam kenarinda ya da
bulundugunuz yeri 10-15 saniye içinde terkedebilecek bir mesafede iseniz,
herhangi bir acil çikis aninda kullanacaginiz güzergah üzerinde size engel
olabilecek saksi, masa, sandalye, koltuk, sandik ve benzeri unsurlari ortadan
kaldiriniz.
Bazi durumlarda ani bir acil
çikis olanagi yaratabilirsiniz. (giris katindaki cami kirarak disari çikmak
gibi). Bu cam kalin ya da sekurit (saglamlastirilmis) olabilir. Bunu kirmak için
bir yangin söndürme tüpünü kaçis yolu üzerinde bulundurabilirsiniz. Unutmayin,
vücudunuzda kesiklere ve yirtilmalara yol açmayi engellemek için önce cami
kendinize zarar vermeden kirmalisiniz.
Binayi terk ederken mutlaka basinizi yüksekten veya
tavandan düsen nesnelerden (tugla, kiremit, avize v.b.) korumalisiniz. Bu
asamada yastik bir ise yaramayacak, aksine çevrenizi görmenize ve sesleri
duymaniza engel olacaktir. Bir kask veya baret, bulamazsaniz bir sandalye, bir
tahta parçasi, büyük ve kalin bir kitap isinize yarayabilir.
Eger binayi 10-15 saniye içinde
terk edemiyorsaniz, kesinlikle merdivenlerden, merdiven bosluklarindan uzak
durunuz. Asansör bir tuzaktir. Kullanmayiniz. Yikilan binalarda en yüksek oranda
ölüm bu noktalarda meydana gelmektedir. Birinci kattan daha yüksekteyseniz,
atlamayi denemeyiniz. Yasanan depremlerde ölümle ve ciddi yaralanmalarla
sonuçlanan olaylarin büyük bir bölümü yüksekten atlamayla iliskilidir. Bunun
yerine yüksek binalarda yapilmasi zorunlu olan harici yangin merdivenlerini
kullaniniz. Demir konstrüksiyondan insa edilen bu merdivenler, binadan bagimsiz
oldugu için yikim darbesinden daha zor etkilenecek ve bagli oldugu yerden
kopmasi halinde, çeperlerindeki kusaklar nedeniyle düsme aninda bir koruma alani
olusturacaktir. Dahili yangin merdivenleri koruyucu bir alan yaratmayacaktir.
Eger bulundugunuz bina depreme
dayanikli ve bulundugunuz mekandaki masa çelik veya kalin masif ahsap malzemeye
sahipse basiniza düsebilecek esyalardan sizi koruyabilir. Ama tavan çökmesi
halinde hiçbir koruyucu özelligi olmayacaktir.
ÖRNEK: Japonya'da ögrencilerin sigindigi masa
altlari.
Bu masalar aslinda bogazlari
birlestirilmis birer çelik kafestir. Bu özelligi nedeniyle siralar halinde masa
bir arada düsünüldügünde çöken tavani karsilayici ciddi bir direnç noktasi
olusturmaktadir. Oysa Türkiye'de kullanilan basit tahta veya zayif siralarin
böyle bir agirligi tasiyamayacagi kesindir.
Bir "Yasam Üçgeni Alani"
yaratin. Masa, yatak alti gibi yerler yerine, Agirlik merkezi yere yakin çelik
dolaplar (boyu uzunsa ve yapabiliyorsaniz yana devirin), para kasalari, çamasir
ve bulasik makinesi gibi nesnelerin yanina yatin ve cenin pozisyonu alin.
Herhangi bir yikilma aninda bu nesneler belki ezilecek ama
asla yok olmayacaklardir. Yanlarinda yaratacagi alan sizin yasam üçgeniniz
olacaktir.
Mutfak iyi bir saklanma ve
"Yasam üçgeni" yaratilabilecek uygun bir ortamdir. Tezgah altinda ve yaninda yer
alan firin, bulasik makinesi ve buzdolabi, bu bölümün ezilme oranini en aza
indirger. Ancak, set üstü dolaplardan dökülecek tabak, çanak ve bardak gibi
cisimlere karsi bir önlem alinmasi, raflarin düsmesine engel olmak için de
duvarla olan baglantilarinin sabitlestirilmesinde yarar vardir.
Yasanan depremlerden elde edilen
veriler, mutfak ve banyolarin en uygun yerler oldugunu göstermektedir. Çünkü
enkaz altinda kalindigi takdirde, bu bölümlerde hem yasam üçgeni
yaratabileceginiz unsurlar vardir, hem de patlayan borulardan sizan suyu içerek
vücudunuzu crash sendromundan koruyabilme olanagi mevcuttur. Enkaz altinda kalan
kisileri bekleyen en ciddi tehlike böbrek yetmezligi nedeniyle ortaya çikan
sendromlardir.
Bulunmamaniz gereken bir yer de
kapi pervazlaridir. Kapi pervazlarinin tasiyici hiçbir özelligi yoktur. Çelik
kapilara da güvenmeyin. Bunlarin da tasiyici özelligi olmadigi gibi, hem tehlike
aninda kirilmasi mümkün degildir, hem de üzerinize devrilme riski bulunmaktadir.
Depreme uykuda yakalandiginiz
takdirde, kullanmaniz gereken 10-15 saniyelik süre bir hayli azalacaktir. Bunun
için yataginizin iki yanina 1 m3'lük tahta sandiklar yaptirmaniz ve içlerini
kitaplarla doldurduktan sonra, kalin bir iple çevresini sarmaniz yararli
olabilir. Kitaplar da büyük bir agirlik altinda ezilmeyecek, sardiginiz kalin ip
ise sandigin patlamasina engel olacaktir. Böyle bir hazirliginiz yoksa, yatagin
hemen kenarina ve yanina yan yatarak cenin pozisyonu alin.
DEPREM ANINDA:
UYGULAYIN
Deprem aninda 10 - 15 saniye
içinde bulundugunuz binayi terk edebiliyorsaniz derhal kaçin, yoksa güvenli bir
yer bulun.
Ilk sarsintiyi hissettiginiz anda sakin olun. Panige
kapilmayin.
Panik, saglikli düsünmenizi engelleyecek, hatali, bilinç
disi hareket etmenize yol açacaktir. Bilinçli düsünebilmek, hazirliklarinizi
felaket aninda degil, daha önce yapmaniza ve planlamaniza baglidir.
10-15 saniye içimde bulundugunuz yerden bina disina güvenli
bir açik alana çikma olanaginiz ve planiniz varsa, bunu derhal önceki bölümde
anilan önlemleri alarak uygulamaya koyun.
Eger binayi terk edemiyorsaniz, daha önce belirlediginiz
yasam üçgeni alanina gidin ve yan yatarak cenin pozisyonunu alin.
Kesinlikle oradan oraya kosmayin ve ayakta durmayin.
UNUTMAYIN
Yan yatarak cenin pozisyonu
almaniz, hem ellerinizle basinizi korurken çevreyi görme ve gözlemleme sansi
verecektir. Kolon, kiris veya duvarlar bir anda düsmeyecek, bu hareket belli bir
sallantinin ardindan gerçeklesecektir. Bu da size son dakikada da olsa
vücudunuzu koruma sansi verecektir.
Herhangi bir sekilde enkaz
altinda ezilme durumu oldugunda vücudunuz bu sekilde azami korunma olanagina
sahiptir. Iç organlarinizin büyük bir bölümünü ve böbreklerinizden birini
çalisir durumda tutabilmek için en ideal sekildir.
Enkaz altinda öncelikle
böbreklerin iflas ettigi bilinmelidir. Depremzedelerin kurtarilmasi halinde
bile, vücudunda onanamaz hasarlarin olustugu ve bu nedenle ölüm olaylarinin
yasandigi saptanmistir.
Cenin pozisyonunun bir diger
özelligi ise, kurtarma ekiplerinin kazazedenin bulundugu bölüme en küçük bir
gedikten de olsa ulasmasi halinde, onu bulundugu yerden çikartamazsa bile, elini
tutmasina izin vermesidir. Saatler sonra bir dis yardimin eline dokunmasi
sayesinde, kazazedenin beyni hizla adrenalin pompalamaya baslayacak ve onu
yeniden hayata baglayacak çok önemli bir köprü kurulmus olacaktir.
Balkona çikmaktan, merdivenden
inmekten, asansöre binmekten kaçinin. Kolon ve kirislerden de uzak durun. Bu
arada, camlar kirilabilir, kitapliklar devrilebilir, mutfak dolaplarindaki tabak
çanaklar dökülebilir. Bunlari göz ardi etmeyin.
Hazirladiginiz deprem çantasina ulasmak için zaman
harcamayin.
Eger o an elinizin altinda
degilse pilli radyo, fener, konserve yiyecek ve içeceklerin bulundugu çantaya
ulasmaya çalismak, sakinmak ve korunmak için size gerekli olan süreyi çalabilir.
DEPREM SIRASINDA ARAÇTA BULUNANLAR
Yer sarsintisini otomobilde, tünelde veya kapali bir
otoparkta hissettiginiz anda;
-
Panige kapilmayin.
-
Yolda iseniz, aracinizi yol kenarina çekip,
binalardan, elektrik direklerinden veya agaçlardan uzakta durdurun.
-
Tünel içinde iseniz ve çikisa yakin degilseniz,
aracinizi durdurup asagiya inin ve yanina yan yatarak cenin pozisyonu alin.
-
Aracinizin içinde durmayin.
-
Ayni yöntemi kapali bir otoparkta iseniz aynen
uygulayin.
UNUTMAYIN
Araç içinde oldugunuz takdirde,
üzerinize düsen bir parça ile ezilme riski tasiyorsunuz. Oysa disina çikip,
yanina yattiginiz takdirde, üzerinize yikilacak tavan, tünel gibi büyük kitleler
araci belki ezecek, ama yok etmeyecektir.
DEPREM SIRASINDA
Deprem sirasinda eger disarida
bulunuluyorsa; bina, direk, reklam panosu, duvar gibi devrilebilecek
materyallerin uzaginda durmak gereklidir. Herhangi bir nesnenin (araba, balkon)
altina girmek Çok sakincalidir. Deprem bitene kadar açik alanda beklenmelidir.
Eger bina içinde bulunuluyorsa,
en güvenli yerler : ev yikildiginda bizim yasamamiz için gerekli yer kalmasini
saglayacak saglam ve büyük esyalarin yanidir. Anne karnindaki pozisyonda yatmak
gereklidir. Bunun söyle bir yarari vardir: Bina çöktügünde çamasir makinesi,
bulasik makinesi, mutfak tezgahi , büfe ya da büyük kanepe gibi esyalar çökme
sonucu tavani bir miktar tutarak küçük bir alan yaratirlar. Bu alan bir insanin
yasamasi icin yeterli olabilmektedir. Ancak çok önemli bir nokta evde belli
dönemlerde deprem tatbikatinin yapilmasi ve deprem sirasinda nerede ne kosulda
olursak olalim hiç düsünmeden dogru olan yere en kisa surede ulasma yollarinin
planlanmasi gerekmektedir! Eger bu yol üzerinde engel teskil edecek esyalar
varsa kaldirilmalidir. Kapi altinda durmak, masa yada yatak altina girmek çok
sakincalidir. Zemin ve birinci katlar riskli katlardir, deprem sirasinda 5-6
saniyede mekan terk edilebiliyorsa mutlaka terk edilmesi gereklidir.
Depremden önce yapilacak birkaç
basit hazirlik depremden sonraki zor yasantimizi çok kolaylastirabilir. Örnegin
aracimizin bagajinda; bir çadir, uzun müddet bozulmayan yiyecek ve içecekler,
fener, ilk yardim malzemesi, giysi, telsiz, battaniye, sihhi malzemeler gibi
esyalarin bulunmasi organize yardimin gelmesi için gerekli olan 3- 4 gün boyunca
bizi çok rahatlatacaktir.
Unutmayin ki deprem her zaman
biz evdeyken olacak demek degildir. Gündüz evimizden kilometrelerce uzakta iken
deprem oldugunda eve dönmek için Istanbul gibi bir metropolde arabanizi
kullanamayacaginizi hatirlatmak isteriz. Yollarin büyük bölümü yikilacak yada
enkaz yiginlarindan kullanilamaz hale gelecektir. Saglam ve kullanilabilir
durumdaki yollar ise trafik yogunlugundan kullanilamaz hale gelecektir! Bu
durumda saatlerce yürümek, yakinlarimiza ulasmanin tek yolu olacak. Spor bir
ayakkabi, rahat birkaç giysi ,yagmurluk bu uzun yürüyüsü daha mümkün kilacaktir.
Kobe depreminde yasanmis oldugu
gibi bir baska büyük tehlike de, depremden sonra çikacak olan yanginlardir.
Kobe'de depremden ölenler kadar depremden sonra çikan yanginlarda ölenler de çok
fazladir. Eger depremde evimiz yikilmadiysa eve girip dogalgaz , elektrik, LPG
tüpü gibi sistemleri ana vanalarindan kapatmak gereklidir. Bunun disinda salgin
hastaliklar, yiyecek ve içecek kitligi, sel ve artçi depremler gibi ana deprem
sokundan sonra devem eden tehlikelere karsi da mutlaka önlem alinmalidir.
Kitap hayat kurtarir.
Entelektüellikten söylemiyoruz, gerçekten öyle. Evin ortasina koyacaginiz kitap
dolu bir sandik, depremde en saglam bir siginak oluyor.
Marangoza kenarlari 1 metre
uzunlugunda tahta küp seklinde bir sandik yaptirin ve içini tika basa kitapla
doldurun. Dikkat! Sandik mukavva degil, mutlaka masif tahta olmali. Sandigin
içine doldurulan kitaplar kirilmaz, parçalanmaz, ezilmez.
Kitapla doldurulmus sandigin
çevresini çamasir ipinden daha kalinca bir naylon iple sikica sarin. Böylece
sandik darbelerle parçalansa bile ip kutunun dagilmasini önleyecektir. Içi kitap
dolu sandigi evdeki kolonlardan herhangi birinden 1 metre uzaga yerlestirin.
Deprem aninda sandigin yanina
siginin. Dizlerinizi karniniza çekerek ve basinizi da dizlerinize dayayarak
pozisyon alin. Sandigin üzerine devrilecek bir kolon yada beton plaka sandigi en
fazla 10-15 santim ezebilir. Sandigin yaninda her durumda depremzedeye
yetebilecek bir yasama alani kalir.
|