XX-DOGA DOSTLAR
Çok iyi bir açik hava insani
olabilirsin, ama su memeli hayvanlar denilen dört bacakli, kürklü, sicak kanli
hayvanlardan birine onu yakindan izleyebilecek kadar yaklastin mi hiç?
Bu hayvanlari yakindan sessizce izleyebilmenin ilk basamagi
yasadigin yerde hangi türlerin bulundugunu ve bu hayvanlarin aliskanliklarini
ögrenmektir. Bu hayvanlar hakkinda bilgi edin. Böylece Doga yürüyüsüne
çiktiginda izlemek istedigin hayvanlari nerede bulabilecegini ögreneceksin.
Izlemeye, izlenmesi kolay hayvanlarla baslayabilirsin. Bin sincapla ise
baslamaya ne dersin? Kamp yaptigin yerde ya da Doga yürüyüsünde küçük sevimli
bir sincaba rastlayabilirsin. Hemen oldugun yerde dur. Hiç kipirdama. Elinin
tersini gürültülü bir öpücükle öp. Hiç belli olmaz merakli sincap belki de sana
ona dokunabilecegin kadar yaklasir. Doga yürüyüsü sirasinda rastlayabilecegin
bir diger küçük hayvan da tavsandir. Korku içinde kaçan bir tavsana her zaman
rastlayabilirsin. Yeterince sansli isen tilkiyi ya da bir dag keçisini veya
geyigi izleme sansi da bulabilirsin.
Ana ayilara ve yaban domuzlarini
karsi çok dikkatli olmalisin. Bu hayvanlara onlari yakindan görebilecek kadar
yakinsan çok fazla yakinsin demektir. Hemen ve hiç ses çikarmadan oradan
uzaklas. Özellikle yavrulu bir anne ayi çok tehlikeli olabilir.
SÜRÜNGENLER
Bu hayvanlar soguk kanli
hayvanlardir. Cigerleri vardir ve zamanlarinin çogunu suda geçirenler bile bu
sekilde solunum yapar. Çogu insanlar için yararlidir (böcekler, solucanlar,
salyangozlar). Hatta zehirli olanlar bile tarla farelerini ve diger kemirgenleri
yiyerek tarlalara zararli hayvanlardan kurtarip insanlara yararli olurlar. Ama
sen yilanlar konusunda dikkatli ol. Çevrede yasayan yilan türlerinin arastir.
Hangisinin zehirli hangisinin zehirsiz oldugunu ögren. Kertenkeleleri bacakli
yilanlar olarak düsünebilirsin. Kertenkelelerin ana yiyecegi solucan ve
sinerlerdir. Kaplumbagalar üç gruba ayrilir; kuru alanlarda yasayanlar, sularda
yasayanlar ve bataklikta yasamlarini sürdürenler.
Yurdumuzda yasayan deniz
kaplumbagalarindan Caretta'larin ve yesil kaplumbagalarin nesli bugün ne yazik
ki tükenme tehlikesi ile karsi karsiyadir.
HEM SUDA HEM KARADA YAŞAYABİLEN HAYVANLAR
Yaz mevsiminde obanla kamp
yaparken kuşların melodileri ile uyanırsın. Bu kanatlı dostlar hakkında bir
şeyler öğrenmeye ne dersin?
KANATLI DOSTLAR
KUSLARIN ÖNEMI
Dogadaki dengenin korunmasinda
kuslarin büyük önemi vardir. Örnegin yirtici kuslar, fare, tavsan gibi kemirgen
hayvanlari avlayarak çogalmalarina ve ekinlere zarar vermelerine engel olurlar.
Sinekkapan, kirlangiç gibi böcekçi kuslar da böceklerin asiri çogalmalarini
önlerler.
Tohum ve meyvelerle beslenen
kuslar yedikleri bitki tohumlarini uzak yerlerde diskilariyla birlikte atarak
bitkilerin çogalmalarina ve yayilmalarina neden olurlar.
KUSLARIN INCELENMESI
Kuslari daha iyi tanimak ancak
onlari dogada gözlemekle olur. Basarili bir gözlem için ilk kural sessiz ve
sabirli olmaktir. Ayrica kuslari daha yakindan görebilmek için bir dürbün
kullanabilirsin. Çevrendeki kus türlerinin adlarini ve sayilarini düzenli olarak
kaydedersen kisa zamanda hangilerinin göçmen, hangilerinin yerli oldugunu
anlayabilirsin. Tanidikça kuslarin ilginç, degisik yönlerini kesfedecek, onlari
sevecek ve dünyada yasamaya hakki olan tek canli türünün insan olmadigini
göreceksin.
KUSLARIN KARSILASTIGI TEHLIKELER
Her kusun yasamak ve neslini
sürdürebilmek için bazi temel gereksinimleri vardir. Bunlarin basinda uygun
yuvalanma yerleri, yeterli yiyecek ve su bulabilecekleri dogal çevre ve güvenli
bir ortam gelir. Özellikle yuvalanma sirasinda rahatsiz edilmemeleri, göçler
sirasinda da öldürülmeden giderecekleri yere varabilmeleri gerekir.
Ancak pek çok kus türü bu tele
gereksinimlerini karsilayamamis, son 300 yilda 70-80 kus türü bir daha geri
gelmemek üzere yok olmustur. Bu yok olusun en büyük sorumlusu insandir.
Günümüzde kuslara ve genel olarak dogal yasama yönelik en önemli tehlike dogal
çevrenin, yasama ortamlarinin yok edilisidir. Ormanlar kesilmekte ve yakilmakta,
sulak alanlar kurutulmakta, bu ortamlardan baska yerlere uyum saglayamayacak kus
türleri yasama alanlarinin bozulmasi yüzünden giderek azalmaktadir.
Kuslar, yiyeceklerine karisan
zehirli sanayi ataklari ve tarim ilaçlari yüzünden ölmekte, tankerlerden
denizlere dökülen petrole bulanarak uçamaz hale gelmektedir.
Binlerce kus, insanlar tarafindan avlanarak yakalanarak
bilinçli bir sekilde yok edilmektedir. Belirli ölçüler ve kurallar içinde
yapilan avciligin yabani yasama fazla bir zarari dokunmaz. Ama asiri avlanma
sonucu doganin kendini yenileme gücü asilmakta, ava hayvanlari her geçen gün
azalmaktadir.
Dünyada sadece Fas ve Türkiye'de
bulunan kelaynak (Geronticus eremita) Sanliurfa ilinin Birecik ilçesinde
kuluçkaya yatmaktadir. 1950'lerde sayilari yaklasik 1.200 olan kelaynaklar,
1958'deki yüksek dozda DDT ilaçlamasi sonucu hizla azaltmislardir. 1984'te
sadece 10 tanesi yuva yapabilmistir.
Afrika ve Asya'nin ender
kuslarindan olan yilanboyun (Anginga rufa) yakin zamana kadar ülkemizde de
yasamaktaydi. Ana Amik Gölü'nun kurutulmasindan sonra yok olmustur.
Kuslara yönelik tehlikelerin en büyük sorumlusu olan
insanlar bir yandan da onlari korumak, nesli tükenmekte olanlari kurtarmak için
çalismakta, bu amaçla ulusal ve uluslararasi dernekler kurmakta, bilimsel
çalismalar yürütülmektedir.
KUSLARIN TEMEL ÖZELLIKLERI
Kuslarin uçarken gösterdikleri
çeviklik ve hiz kanat biçimlerine göre degisir. Hizli uçuslar için uzun ve sivri
kanatlar gerekirken genis kanatli kuslar havada daha uzun süre kalabilir.
Kuslar çiftlesmeden önce çesitli gösteriler yaparlar.
Leyleklerin gagalarini takirdatmalari buna güzel bir örnektir.
Bütün kuslar çevrelerine, ondan
en iyi yararlanabilecek biçimde uyum gösterirler. Özellikle gaga ve pençeleri bu
uyumun iyi bir göstergesidir.
Çulluklar ince gagalarini çamura daldirip besin ararlar.
Floryanin tohum yemeye uygun
gagasi kisa ve kalindir. Yirtici kuslarin gagalari ise etleri koparabilecek
kadar güçlüdür.
Agaçkakanlar agaçlardaki böcekleri bulmak için güçlü
gagalarini keski gibi kullanirlar. Önde iki, arkada iki parmaga sahip olan
pençeleri de agaç gövdelerine tutunmalarini yarar.
Türkiye'de yasayan en uzun boylu kus flamingo ile en küçük
kus olan çalikusu arasindaki fark çarpicidir.
Büyük Marti (Gümüs Marti)- Larus Cachinnns (56-66cm.)
Baliktan çöpe kadar pek çok
seyle beslenen büyük marti kiyilarin temizleyicisidir. Denize yakin kayaliklarda
toplu halde yuvalanir. 150 cm. kadar olan kanat açikligiyla güçlü bir uçusu
vardir.
Ev Kirlangici- Delichon urbica (12.5 cm.)
Çamurdan yaptigi yuvasini
genellikle çati altlarina kurar. Öteki kirlangiçlar gibi böcekle beslenir ve
kisin güneye güç eder. Kuyruk sokumundaki beyazlik ile kim kirlangicindan
(Riploria riporia) ayrilir.
Kir Kirlangici- Hirundo rustica (19 cm.)
Çok hizli bir uçusu olan
kirlangiç, havada ya da suyun üzerinde yakaladigi böceklerle beslenir. Çamur ve
otlardan yaptigi yuvasini bazen binalarin saçak altlarina kurar.
Saksagan- Pica pica 846 cm.)
Bütün yurtta, hemen hemen her
yerde son derece yaygindir. Alacali tüyleri ve çok uzun kuyruguyla kolayca
taninir. Agaçlarda büyük kubbeli yuvalar yapar. Buldugu parlak esyalari yuvasina
tasir.
Kaya Kartali- Aguila chrysaetos (75-88 cm.)
Essiz bir uçucudur. Dag
yamaçlarinda süzülerek tavsan ve benzeri memelileri avlar. Sanilanin aksine
koyun sürülerine saldirmaz. Son yillarda tarim ilaçlarinin yogun kullanimi
nedeniyle nesli tükenmek üzeredir.
BALIKLAR
Balik tutmayi sever misin? Kendi
yaptigin olta ile bir gölün ya da derenin kenarinda oturmak hosuna gider mi?
Oltan yemi yutan baligin hareketi ile titrediginde heyecanlanir misin? Balik
tutmanin pek çok yöntemi vardir. Bu yöntemlerden en kolayi bir gölün, denizin
vb.nin kenarindan balik tutmaktir. Bunu için boyunun iki misli uzunluktaki bir
kamisa, bir mantara, bir kursuna ve bir kaç olta ignesine ihtiyacin var. Yem
olarak solucan ya da çekirge kullanabilirsin. Bir kez balikçilik hastaligina
yakalandiginda balikçilikta ilerlemek ve baliklar ve balikçilik hakkinda her
seyi ögrenmek isteyeceksin. Bu konuda uzman kisilerden yararlanabilirsin. Bu
kisiler sana balik isimlerini, hangi balik için hangi yemi kullanman
gerektigini, hangi baligin nasil tutulacagini ögreteceklerdir.
BALIK ÇESITLERINDEN ÖRNEKLER
Alabalik: 12-25 cm. tatli su baligi. Pembe noktali,
gri, alti beyaz, lezzetli, az kilçikli, silindirik yapidadir.
Yayinbaligi: Akarsu ve durgun su baligi. Yassi, boyu
25 cm.-3 m. arasi. Pulsuz, koyu ve yesil renkte parlak, kaygan, biyikli,
kilçiksiz.
Sazan: 15-75 cm. arasi, tatli su baligi. Altin
sarisi renkte büyük pullu, kilçikli.
Aynali (kanbur) Sazan: Kalkan baligina benzer.
Yassi, yuvarlak, 15-50 cn. Boyunda, kilçikli, lezzetli, pulludur.
Hamsi: Gri, Karadeniz ve Marmara'da yasar. 8-15 cm.
boyunda ve yassi, kilçikli, lezzetlidir.
Mercan: Çok pembe, pullu, kilçikli, boyu 10-20 cm.,
yassi, beyaz etli, degerli, nadir. Ege, Marmara ve Akdeniz'de yasar.
Izmarit: Pullu, tüm denizlerde yasar. Gri, 8-15 cm.
boyunda, yassi, kilçiklidir.
Kolyos: Pulsuz, boyu 12-15 cm., silindirik yapisi
var. Yesil-gri çizgili, beyaz etli, çok bulunur, büyügüne uskumru denir.
Kilçiksiz, Akdeniz, Karadeniz, Ege ve Marmara'da yasar.
Kalkan: Karadeniz'de yasar. Kilçiksiz, beyaz etli,
çok degerli. 20-15 cm., yuvarlak, yassi yapili, gri renktedir.
ALTI BACAKLILAR
Açik havada yere egilir, topraga
dikkatle bakarsan etrafta gezen alti bacakli küçük hayvanlar görürsün. Bu alti
bacakli hayvanlarin vücutlari üç bölümden olusmustur. Alti bacak ve bu üç bölüm
böcekler diye tanimlanan bu hayvanlarin ortak özelligidir. Örümcekler bazen
böcekle karistirilir ama örümceklere dikkatle bakarsan vücutlarinin üç bölümden
degil iki bölümden olustugunu göreceksin, yani örümcekler aslida böcek grubundan
degildir. Kelebekler ve pervaneler birbirine çok az benzeyen güzel
yaratiklardir. Her ikisinin de dört genis kanadi vardir. Kelebekler gündüz
uçarlar. Baslarinda anten ya da duyargalari vardir. Bir yere konduklari zaman
kanatlarini dik tutarlar. Pervaneler ise gece uçarlar. Uçmadiklari zaman
kanatlarini ya düz tutarlar ya da vücutlarinin etrafina sararlar. Baslarindaki
antenler kelebeklerindekilerden daha incedir. Iplikimsi, tüy gibi bir görünüse
sahiptir. Karincalar ve arilar güzellikleri ile degil, çaliskanliklari, zekalari
ile taninirlar ve bir toplum içinde yasar, insanlarin yaptigi isleri yaparlar.
KIRIK KANATLILAR
Bu siniftan olan böceklerin de
arilarinki gibi dört kanadi vardir, ama bu kanatlardan yalnizca ikisi uçmak
içindir. Diger iki kanat sert kabuklar halindedir ve böcek uçmadigi zaman vücudu
korur. Boylari 5 cm. ile 6 mm. Arasinda degisen bu böceklerin bazilari zararli,
bazilari ise yararlidir. Bu böceklerden yararli olanlar zararli böcekleri yer.
Bazilari ise topraktaki ölü yapilari temizler. Ilik yaz gecelerinde
görebilecegin ates böcekleri de bu tür böceklerdendir. Iki kanatli böceklerden
olan karasinek ve sivrisinekler insanlar için en zararli olan böceklerdir. Kara
sinekler tifonun, sivrisinekler ise sitmanin yayilmasina neden olur.
Çekirgeler ve agustos böcekleri
müzisyen böcekleridir. Bu böcekler kanatlarini birbirine sürterek sanki keman
çalarlar. Biraz arastirma ile daha pek çok çesidinin oldugunu görecegin
böceklerin bazilari agaçlar, ürünler ve insanlar için çok zararlidir. Bazi
türler ise insanlara yardimci olarak bu durumu dengeler.
AGAÇLAR
Kalabalik bir caddede
yürüyorsun, etrafin insanlarla olu, bu insanlari tanimiyorsun. Aniden tanidik
bir yüz, yüzün gülüyor, yanina kosuyorsun. Agaçlarla da durum aynidir. Bir
ormanda yürürken tanidak bir agaca rastlaman seni mutlu eder. Yeni insanlari
tanimaktan yeni insanlarla arkadas olmaktan sevinç duydugun gibi agaçlari
tanimaktan da sevinç duyarsin. Simdilik agaçlarin genelde iki grupta
toplandigini ögren; Yaz ve kis ignemsi yapraklarini dökmeyen koni biçimindeki
agaçlar ve genel olarak sonbaharda yapraklarini döken genis yaprakli agaçlar.
Her zaman yesil kalan agaçlarda diyebilecegimiz konu biçimindeki agaçlar
arasinda ak çami, kizil çami, sediri, ladini vb.ni sayabiliriz. Genis yaprakli
agaçlar arasinda ise mese, çinar, kestane, ceviz vb.ni sayilabilir. Agaçlar
hakkindaki bilgini çiktigin Doga yürüyüslerinde karsilastigin agaçlarin
isimlerini ve özelliklerini bilen birinden ögrenerek arttirabilirsin. Tanidigin
agaçlarin yaprak izlerini alarak olusturacagin bir koleksiyona ne dersin?
ISLE YAPRAK IZININ ALINISI
Bir kartonun üzerine biraz yag
sürdükten sonra kartonu mum alevine tutarak isle. Yapragi damarlari alt kisma
gelecek sekilde isli kartonun üzerine koy. Üzerine bir gazete kagidi ile iyice
bastirarak yapragin damarlarinin islenmesini sagla. Islenmis yapragi temiz bir
kagidin üzerini koyduktan sonra üzerine temiz gazete kagidini iyice bastir.
Yapragin izi beyaz kagida çikacaktir.
MÜREKKEPLE YAPRAK IZININ ALINISI
Bir cam levhanin üzerine matbaa
mürekkebi sür. Yapragi damarlari alt tarafa gelecek sekilde mürekkebin üzerine
koy. Lastik bir silindiri üzerinde gezdirerek damarlari mürekkeple. Yapragi
mürekkepli taraf alta gelecek biçimde temiz bir kagit üzerine koy. Bir gazete
kagidi ile kapattiktan sonra lastik silindiri üzerinde gezdir.
ÇIÇEKLER
Bahar mevsiminde çikilan Doga
yürüyüslerinin en güzel taraflarindan biri yilin ilk çiçeklerin görebilme
mutluluguna erismektir. Etrafin bin bir çesit çiçekle çevrilidir. Yurdumuzun
hemen her kösesinde görebilecegin papatyalar, gelincikler, unutma beni çiçekleri
çigdemler kirlari süsler.
Baharin ilk müjdecisi kardelen çiçeklerinin erimeye
baslayan karlarin arasindan basini göstermesi bir doga harikasidir. Dogada
kendiliginden yetisen vahsi orkideleri, yaban güllerini seyretmeye doyum olmaz.
Su yüzünde nazli nazli salinan nilüferler göllerin güzelligine güzellik katar…
Isimlerini saymakla bitiremeyecegimiz bu güzelim çiçeklerin korunmasi
gerektigini unutma.
BÜTÜN BITKILER ÇIÇEK DEGILDIR
Bütün çiçekler elbette bitkidir.
Ama bütün bitkiler çiçek degildir. Pek çok çiçeksiz bitkiye rastlayabilirsin.
Bitkiler iki gruba ayrilir; tohumlu bitkiler, tohumsuz bitkiler.
Tohumsuz bitkiler: Göllerde, sahillerimizde bulunan algler,
bazilari zararli olup, zararli olanlari hastaliklari neden olan bakteriler,
ekmek kültüründen yenilebilir mantar türlerine kadar çesitlilik gösteren
mantarlar, agaç üzerlerinde rastlanan likenler, yosunlar, egrelti otlari hep
tohumsuz bitkiler sinifina dahildir.
Bu bitkilerden yenilebilir
mantarlar konusunda çok dikkati olmalisin. Baza mantarlarin zehirli oldugunu ve
zehirsiz bir mantari zehirlisinden ancak bu konuda uzman olan birinin
ayirabilecegini unutma.
Tohumlu bitkiler: Tohumlu bitkiler insan yasami için
çok büyük önem tasir. Tohumlu bitkiler sayesinde beslenir, giyinir, kendimize
evler yapariz. Bu gruptaki bitkiler ottan, agaca, bahçemizdeki çiçeklere kadar
uzanan bir çesitlilik gösterir.
|