Johan Faust
Pek çok kimse Faust adini duymustur. Faust, Goethe'nin eseriyle
ölümsüzlesmistir. Marlowe, onunla ilgili bir oyun yazmistir.
Faust, 16. yy'da Almanya'da yasamistir. 1488'de Knittlingen
kasabasinda dogdu. Onu, zengin bir tüccar olan dayisi büyüttü.
Foust Cracow üniversitesine gitti. Burada latince ve grekçe
ögrendi. Eline geçen eski kitaplari okudu, özellikle yasaklanmis
olan büyü kitaplari ilgisini çekti. Üniversiteyi bitirince
Avrupa'yi dolasmaya basladi. Leipzig, Hiedelberg
üniversitelerinde dogaüstü olaylarla ilgili konusmalar yapti,
gösterilerde bulundu. Kalde'den Eski Misir'a, oradan da
Ibranilere ve Araplara geçen her tür büyü bilgisine sahipti.
Okuduklari arasinda Necromicum denilen kitapta vardi. (Bu kitap
ölüleri diriltmeyle ilgili bilgiler içeriri.)
Faust Salamanca üniversitesinde bir konusma yaptiktan sonra bir
hana gidip bolbol sarap içmis ve herkesle konusmustur. Hanciya
ve yolculara kendisiyle ilgili asagida okuyacaginiz hikayeyi
anlatmistir.
Faust anlatiyor:
-Birgün los bir ormanda dolasiyordum. GGölgeler etrafi
kapatmisti. Birden burasinin ögrendiklerimi uygulamak için en
uygun yer oldugunu düsündüm.ben , yani Johan Faust, tüm dünyaya
ne kadar büyük oldugumu kanitlayacaktim. Hiç vakit kaybetmeden
yere iki daire çizdim, biri kendim, digeri seytan içindi. Sonra
gereken sözleri söyledim Sihirli dualari ettim. Kisa süre içinde
bana cevap verildi. Korkunç bir gürültü koptu. Sanki gökyüzüyle
yer birbirine çarpiyordu, kayalar parçalanip tuzla buz oluyordu.
Birden ormanin seytanlarla doldugunu anladim. Çizmis oldugum
dairenin içinde hareketsiz kalmis bakiyordum. Seytanlar dairenin
etrafinda toplaastilar. O sirada birden agaçlarin
havalandiklarini gördüm. Birden gökyüzünden bir ejderha indi.
Eski bir kitapta buna benzer bir yaratik gördügümü animsadim.
Agzindan alevler çikararak yaklasti, sonra birden düsüp öldü.
Karsi tepede atesten bir çark belirdi, döne döne alevler saçarak
yaklasti, sonra da kayboldu. Kanimin donugunu hissettim, ama
çemberin disina çiktigim an beni parçalayacaklarini biliyordum.
Yaptigim büyü sayesinde sonnuca gidecektim. Bir süre sonra
gürültüler kesildi. Hersey eski haline döndü. Ben öyle bakarken
karsimda ufak tefek , yasli bir kesis belirdi. Neseli bir
ihtiyardi. Seytanin çogu zaman bu kilikta dolastigini
biliyordum. "Beni taniyormusun?" diye sordu. Amacima ulastigimi
anlamistim. "Sen Seytan'sin" dedim. "Beni çagirdigini duydum,
söyle beni niye çagirdin" dedi. O zaman seytana emredebilecegimi
hissettim. "Seni bana hizmet etmen için çagrdim" dedim.
Bu sözlerimden hoslanmadi, gözlerinden atesler saçarak süzdü
beni, fakat aldirmadigimi görünce yine eski halini aldi. "Istedigin
nedir?" dedi.
Benim istediklerimi dinledi, bir süre konustuk. Sonra "herseyi
halletmek için bu gece kaldigin yere gelecegim, bu tür seyler
sandigin gibi bir anda yapilmaz" dedi ve gözden kayboldu.
Ormanda yalniz kalmistim, fakat yine de temkinli olmaliydim. Bir
süre daha dairenin içinde bekledim. Sonra kaldigim eve gittim.
Içeriye girdigim zaman beni birinin bekledigini gördüm. Bu üstün
olan seytanlardan biriydi.
Istediklerimi karsilik 10 yil sonra benden istediklerini
alacakti. Bu sürenin çok kisa oldugunu düsündügümden karsi
çiktim. Sonunda seytan bana 24 yil süreyle hizmet etmeye razi
oldu. Bütün bunlara karsilik benden ruhumu istiyordu.
Bana vereceklerine karsilik, her istedigini kabul ettim.
Seytan, "Bu anlasmayi kanla imzalamaliyiz" dedi.. Parmagimi
kesip kani akittim. Bu kanla onun verdigi parsömene imza attim.
Önce bir ziyafet sofrasi kurmasini, sonrada dünyanin en güzel
kadinlarini emrettim. Bana tarih boyunca iz birakmis olan ünlü
güzelleri getirdi. Bunlari arasinda Truvali Helen bile vardi.
Bana evenin yasalarini ögretmesini istedim. Evrenin, evrendeki
herseyin dogasindaki elemntleri ögrenmeyi istedim. Seytan bütün
bunlari kabul etti.
"Sana çok daha fazlasini ögretebilirim" dedi. "duvarlardan,
kapali kapilardan nasil geçilebilecegini, solucan gibi topragin
altinda nasil dolasilacagini, atesle beslenmeyi, havada uçmayi
ögretebilirim. Gökyüzündeki bütün yildizlari yakindan
inceleyebilir, gözle görünmez hale gelebilirsin."
Bütün bunlar çok hosuma gitti, hemen baslamamizi söyledim. Ve
tam 16 yil boyunca pekçok sey ögrendim.
Kosmos'un cografyasini, sihirli gücün yasalarini ögretti bana.
Günese gittim ve onun atesi beni yakmadi. Gökyüzündeki kutsal
ates tabakasina çiktik birlikte.
Birgün papanin yemegine katildim., görünmez haldeydim,
tabagindaki baligi alip yüzüne vurdum. Çok sasirdi ve korktu.
Yillar böylece geçti, Seytan'dan kopardigi 24 yil çok çabuk sona
erdi. 24 yil önce bu son günleri hiç önemsememis, zaten bu
yillar daha dolmadan ölüp gidecegini düsünmüstü. Fakat korkmaya
baslamisti.
Seytanla bulusmak üzere evinde beklemeyi düsünen Faust, son anda
vazgeçerek en yakundaki hana gitti. Bir oda tutarak hanciya gece
nee olursa olsun kendisini rahatsiz etmemesini söyledi.
Geceyarisi olunca, Faust'un kaldigi odadan korkunç sesler
yükselmeye basladi. Hanci, bu sesleri duyunca kosarak kaçti. Han
zangirdiyor, duvarlar çatliyor, camlar kiriliyordu. Sonra derin
bir sessizlik oldu
Sabah
Faust'un odasina girenler dehsete kapildilar. Biri Faust'u çok
kötü dövmüs, duvardan duvara vurmustu anlasilan. Adamin bütün
kemikleri kirilmisti. Boynu 180 derece dönmüs, yüzü sirtina
çevrilmisti. Sonra Faust'u odadan çikarir çikarmaz gömdüler